Boots etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Boots etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Kasım 2025 Cuma

27 ve 28 Kasım - Hastalık

28 Kasım 2025 Cuma 0

 26’sı akşamı ben, Agatha ve Hüseyin aynı yemeği yedik. Cathy ve David masaya sığmadığımız için hem bizden sonra yerler hem de ayrı şeyleri yeriz. Her zamanki gibi et vardı, hatta sevdiğim bir etti, sosise sarılmış pastırma gibi düşünün, bayıla bayıla yedim. 

Yemekten sonra herkes odalarına çıktı, sabah uyanıp aşağı kahvaltıya indim, benden bir süre sonra Agatha indi. Fakat yüzünden durum pek iyi olmadığı belli oluyordu. Neyin var diye sorduğumda, gece boyu midesinin bulandığını, sabaha karşı çıkardığını söyledi. 

- Kahvaltı ister misin? diye sordu Cathy.

- Sadece kızarmış ekmek istiyorum. dedi Agatha.

Ben üşüttüğünü düşündüm, öğleden sonra kendisini toparlayacağını, bedenini ve midesini sucak tutması gerektiğini söyledim. 

Kurstan dönerken Agatha benden rehidrasyon şasesi istedi. Boots’a uğrayıp aldım.


Agatha hasta olduğu için fazla oyalanmadan eve döndüm, şaseleri kıza verdim, odama geçtim ki aniden bağırsaklarımda inanılmaz bir kıpırtı ve sancı hissedip hemen tuvalete koştum. Eş zamanlı olarak midemde de sıkıntı hissetmeye başladım. 

Benim kötü bir huyum, midemi boşaltmam gerektiği zaman, bu işi asla kolaylıkla yapamıyor oluşum. Sırtımdaki tüm kaslar kilitlenir, nefes alıp midem boşaltma hareketini gerçekleştiremem. Bunun için birisinin sırtımdan belime doğru omurgam boyunca masaj yapması gerekir.

Hadi bakalım, elin gurbetinde bunu bana kim yapacak? Kimse. Nefes alamadığım için boğulmama ramak kala çok şükür ki midemdekileri çıkarabildim.  Zaten sesleri duyan David iyi olup olmadığımı sordu.

- Hayır, hiç iyi değilim. Agatha gibi ben de kusmaya başladım ve bağırsaklarım da iyi değil. 

İşin kötüsü Hüseyin de aynı durumdaymış. Bana yemek yiyip yiyemeyeceğimi sordular. Sıcak bir çorba varsa, sebze veya tavuk çorbası istedim. Eğer yoksa hiç önemli değildi, sadece çay ve kızarmış ekmek üstüne krem peynir de yiyebilirim dedim. 

David, 
- Seni annemin beni tedavi ettiği gibi tedavi edeceğim dedi. 😅

Ah ben nerden bilebilirdim ki, ben özellikle midemi bastırsın diye tuzlu isterken onun bana kıpkırmızı domates çorbası yapacağını… 

Çok umutluydu domates çorbasının iyi geleceğinden amma velakin, çorbanın o tatlı tadı, benim hasta olunca yayla çorbasına alışmış bedenime hiç iyi gelmedi de ben doğru alt kattaki tuvalete koştum. 

- Kusura bakma David ama bizim anneleriniz bizi biraz daha tuzlu yiyeceklerle iyileştirdiği için midem domates çorbasına alışık değil. Yoksa çok sevdiğimi bilirsin.

Biliyordu da gerçekten. Gözlerim parlardı her gördüğümde, ama bu gün değil.

Yukarı çıkayım da yatayım ben en iyisi dedim. Bir kaç saat sonra artık midemi boşattığımı düşünürken tekrardan başladı ve bu sefer üst kattaki tuvalet Agatha yüzünden doluydu ve ben aşağı inene kadar neler çektim anlatamam.  Bu sefer çıkardıktan sonra sanırım tansiyonum düştü ve salondaki kanepeye yığıldım. Yüzümün renginden David baya korkmuştu. 

Üçümüz de bizi siz zehirlediniz demedik, diyemedik. Hem çok seviyorduk, hem bize çok iyi bakmışlardı, hem de onların suçu değildi. Ama 3 öğrencinin bir günde hasta olması zaten biz demesek de suçlu olduklarını bilmelerini sağlamıştı. 

27’sinde ikimiz de gitmedik kursa, normalde öğle yemeği hakkımız olmamasına rağmen Cathy bize tavuklu sebze çorbası yapmıştı. İkimiz de odamızdan çıkmadan tüm gün dinlendik. Bene neyse ki çabuk toparladım, Agatha biraz daha geç toparladı.

Hazır evdeyim dedim, bavulumu parçalayan THY yüzünden gidip kendime bavul aldım. 

6 Kasım 2025 Perşembe

6 Kasım- Bir Kadının Kendini Kaybettiği Yer: Boots vs Superdrug

6 Kasım 2025 Perşembe 0

 Bir kadının kozmetik malzemeleri asla yeterli değildir. İster ruj, ister fondöten, ister far, ister şampuan, ister deodorant, ister o, ister bu, ister şu. Kimi makyaj düşkünüdür kimi de benim gibi güzel koku hastasıdır. Her ne ise aranılan, ikisinin de karşılandığı iki güzel cennet mekan var Edinburgh'ta. 

Boots'la ilk tanışmam daha ilk hafta sonu gözlerimin rahatsızlanması sonrasında Cathy'nin bana gitmemi tavsiye etmesiyle olmuştu. Çok şükür biraz uzun da olsa geçmesi, kaynamış soğutulmuş su ve tuzla gözlerimi silince 15 gün gibi bir sürede geçmişti. 

Bu girizgahtan sonra, anlaşılabileceği gibi (belki de anlaşılmaz) büyük Boots'ların en önemli özelliği, eczacısının olması ve ilaç alabilmeniz. Tabi ilaç almak için ölmek üzere falan olmanız gerekiyor, vitamin, mineral, çok bilindik parasetamol içeren ilaçlar, merhem (bazıları) haricinde iki adım sonrası krematoryum ise ilaç veriyorlar. Ve reçetesiz asla! Ancak ve ancak benim gibi öğrenci iseniz, haliniz de perişansa ve bu yüzünüzden belli ise size ilaç veriyorlar.

Onun dışında tabi ki milyonlarca parça kozmetik! Segment olarak Sephora'nın bir iki tık altı diyebilirim, kendi ürünlerinin yanı sıra çok geniş yelpazede ürünlere yer veriyor. Halloween, Christmas gibi tematik günlere özgü ürünlerin yanı sıra bebek ve çocuk ürünleri, kişisel elektrikli kozmetik aletleri (traş makineleri, epilasyon aletleri, saç şekillendiricileri vs.), küçük mutfak aletleri, seyahat setleri, fotoğraf albümleri gibi çok çeşitli ürünleri de var. 

Superdrug ise aslen benim en sevdiğim yerdi, neden? Çünkü ucuz! Türkiye'deki Watson'un İngiltere'deki hali Superdrug, çünkü kendi ürünlerinde Watsons'da bulunan işaretten var. Kendi ürünlerini satınca tabi ki daha ucuz oluyor ve bir de kendi kartları var ki, 3-5 pound avantaj sağlayabiliyorsunuz. Ama eczane, optik gibi Boots'un sunduğu hizmetleri sunmuyor. Onun dışında geri kalan her şey aynı.

Elbette her ikisinden de online alışveriş yapılabiliyor, ama benim gönlüm superdrug'tan yana.

8 Ekim 2025 Çarşamba

8 Ekim - Kursun Gerçek İlk Günü, Boots ve Starbucks Ziyareti

8 Ekim 2025 Çarşamba 0

Düşünsenize her gün sabah otobüsten indiğinizde sizi karşılayan manzara bu olsa... Bu videoda Princes Street Garden'daki konser alanını çekmeye çalıştım. Ayrıca kışın Hogmanay zamanında da burada konser oluyormuş. Her şeyi zamanı gelince anlatacağım 😀

Büyük bir şok içerisinde, advanced seviyesinde başladığımı öğrendim. Evde soru çözmek rahatmış diyorken bu rahatlık seviyesine ulaşacağımı tahmin etmiyordum açıkçası. Dersim 08:45'te başlıyor, 10:15'te 15 dakikalık bir ara sonrasında 12:15'te bitiyor. Perşembe günleri de conversation club saat 14:00'te başlayıp bir saat sürüyor. Club'ı ekstra olarak aldım, neye benzer bir durum olduğunu perşembe günü deneyimleyeceğim.

Sınıfımın %90'ı İngiltere'de bir üniversiteye girmek için gerekli olan IELTS'ten iyi bir skor almaya uğraşan gençlerden oluşuyor ve dile hakimiyetleri muazzam. Benim de gramer ve kelime bilgim çok iyi ancak ağzımı açınca o kelimelerin çıkmadığını farketmek, bu nedenle strese girmek gibi bir sorunum var. Benden 1-2 yaş büyük bir Alman ile birbirimize biraz daha yakın oturarak yaş krizimizi çözmeye çalıştık ama her etkinlikte değişen grup çalışmaları var ve bir türlü denk gelemedik.


Ders sonrasında gözlerimi eczacıya yeniden göstermek için Boots'a gittim. Kıpkırmızı ve şiş gözlerim cidden canımı yakıyor. Öyle şiş ki, gözlerime baktığımda kirpiklerimin 3 sıra olduğunu net biçimde görebiliyorum. Gitmişken de duş jeli, vücut kremi gibi bir kadının çok ihtiyacı olan ama erkeklerin bilmediği malzemelerden aldım.



Boots'un biraz ilerisinde manzarası Edinburgh Kalesi olan Starbucks mutlaka gidilmesi gereken yerlerden sayılıyordu. Bizde para ile eklenen yulaf sütü veya hindistan cevizi sütlerinin ücretsiz eklendiğini öğrenince bir kere daha ülkem adına üzüldüm.

Kale manzaralı Starbucks


  Akşam yemeğinde de İskoçların geleneksel yemeği olan haggisi denedim. Açıklaması "koyun sakatatı (kalp, karaciğer ve akciğer), kıyılmış soğan, yulaf ezmesi, sığır yağı, baharatlar ve tuzla kıyılmış, et suyuyla karıştırılmış ve geleneksel olarak hayvanın midesinde kapalı olarak pişirilmiş tuzlu bir puding" ama açıklamaya fazla takılmamak lazım. Ben de öyle yaptım. Siyaha yakın rengi "acaba bu yenir mi?" sorusunu da beraberinde getiriyor, ancak biz de koyun bağırsağı ve billur yiyoruz. Napıyoruz, yargılamıyoruz ve deniyoruz. Denedim ve sevdim. Aslında dokusu biraz kuru geldi bana, zaten ne mutfakları var ki neleri güzel olsun...

Haggis

 Gelecek güzel günlerimin teminatı olan bu güzel günü mutluluk içinde sonlandırıyorum.
 
◄Design by Pocket