5 Ocak 2026 Pazartesi

5 Ocak - Matt & Jude'un Evinde Öğle Yemeği

5 Ocak 2026 Pazartesi

 Noel ve yılbaşı mesajlarımızda yeni ailelerimizin evlerinin çok güzel olduğunu, sınırsız özgürlüğümüzün olduğunu (yalan, aslında pek ilgilenmiyorlar. En azından benimle. Her seferinde Susanne'a dolap boş diye mızmızlanıyorum) Kathyrn'e bolca bahsetmiş olmalıyız ki, bari sıcak bir evde bir süre kalsınlar diye Noel zamanı kilisede tanıştığımız çiftin evinde öğle yemeği ayarlamış bize. 

Çok ilginç değil mi, kiliseden arkadaşınızın kursta ders verdiği öğrencilerin ikisini sadece bir kere tanışmanıza rağmen evinize yemeğe göndermesi... Bizi iyi tanıyor, kurs sonrası mutlaka muhabbet ediyoruz, ailelerimizi (hem Edinburgh'taki hem de gerçek ailelerimizi) anlatıyoruz, hayata dair görüşlerimizi paylaşıyoruz ama başka birinin evie davet etmek konusunda hiç çekingenliklerini görmedim. 

Şu ara ayrı evlerde kaldığımız için Agatha ile eve yakın bir yerde buluşup kapılarını çaldığımızda sanki 40 yıllık dostları gelmiş gibi karşıladılar bizi. İlk defa geldik, ne yapacağımızı gerçekten bilmiyorduk. Bilmediğimizi, bizden ne beklediklerini, ne yapmamız gerektiğini sorduk. Jude bizi mutfağa doğru götürüp burada oturabilirsiniz dedi. Birileri çalışırken oturmak gibi bir adetim olmadığını söylediğimde beni kaşar dilimlemekle, soğuk etleri servis etmekle ve getirdiğim vişneli payı tatlı standına koymakla görevlendirdi. Agatha da 5 yaşındaki kızımmış gibi dibimden ayrılmadan o hiç susmayan karakteriyle anımızı şenlendirdi.

Matt ve Jude'un iki güzel kızına bir başka arkaşlarının çocukları da eklenmişti. Adam İrlandalıydı ve biz de 5 gün sonra İrlanda'ya gideceğimizi, kısa bir ziyaret olacağını anlattık. Gideceğimiz yerler konusunda bize fikir verdi. Gerçekleştirmek isterdim aslında ama Agatha, babasını kaybetmeden önceki son gezisini babası ile birlikte Dublin'e yaptığından, babası ile o gezide ne yaptılarsa aynısını yapmak istediği söylemişti. Öyle de yapacağız...

Öğle yemeği menüsü çok çaba gerektirmeyen, insanı yormayan cinstendi. İki çeşit çorba: Domates ve mantar, tereyağı, reçel, kaşar, salam, kraker, tatlı, bolca çay ve sohbet. İki aile, ailenin bir başka arkadaşı, Agatha ve ben uzun uzun sohbet ettik. 

Yemekten sonra da bulaşıkları kaldırmayı teklif ettiğimde Jude çok şaşırıp keyifle kabul etti. Türk adetlerine göre bunun çok normal olduğunu, ev sahibine yardım etmenin bizim kültürümüzde bir görgü kuralı olduğundan bahsettim. Misafirlikle ilgili başka ne gibi kurallar var diye sordu. Elimiz boş gelmeyiz, asla gösterilen alanın dışına çıkmayız, terlik giyeriz (şu ayakkabı işine alışamıyorum), servis için ve bulaşıklar için yardım ederiz diye anlattım. 

Chatgbt benim için bu görseli hazırladı :)

Dışarıda kar serpiştirirken hazır da bulaşıklar bitmişken yaptıkları, bizi kabul ettikleri, hoş sohbetleri için Matt ve Jude'a teşekkür edip ayrıldık.


0 yorum:

 
◄Design by Pocket