Christmas Market etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Christmas Market etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Aralık 2025 Çarşamba

17 Aralık - Christmas Süslemeleri

17 Aralık 2025 Çarşamba 0

 Edinburgh’ta Aralık ayı geldiğinde Noel süslemeleriyle şehrin ışıl ışıl olacağını ve bas bas “Noel, Noel!” diye bağıracağını düşünmüştüm. Evet, ışıklar yanıyor, çelenkler asılıyor ama her şey ölçülü. İlk fark ettiğim şey buydu. Christmas süslemeleri burada bir “gösteri” değil; sanki şehrin zaten var olan ruhuna eklenen küçük ama yerinde dokunuşlar gibi.



Old Town sokaklarında yürürken süslemeler özellikle sade. Taş binaların arasına serpiştirilmiş sıcak sarı ışıklar, kapılara asılmış yeşil çelenkler ve metal detaylar… Kimse bu tarihi dokunun önüne geçmeye çalışmıyor. Aksine, süslemeler geri planda durup şehri daha görünür kılıyor. Abartı yok, gürültü yok. Edinburgh’un bu bakış açısı gerçekten çok farklı, asla kendisinin önüne geçmesini istemiyor.



New Town’a geçtiğimde ise düzen hissi daha belirgin. Işıklar simetrik, renkler sınırlı, her şey planlı. Sokak lambalarına asılan yıldızlar neredeyse askeri bir disiplinle dizilmiş gibi. İlk başta soğuk gelebilir ama birkaç dakika sonra fark ediyorsunuz: bu düzen, Edinburgh’a çok yakışıyor.



Princes Street’te yürürken bir yandan vitrinlere bakıyor, bir yandan karşıdan yükselen kaleyi izliyordum. Christmas ışıkları kalenin silüetiyle birleşince ortaya çok güçlü ama yine de sakin bir görüntü çıkıyor. İnsan bakmaktan yorulmuyor. Burada süsleme göz yormuyor; tam tersine insanı yavaşlatıyor.



Mağaza vitrinleri de aynı anlayışta. Az obje, net bir tema. Çoğu vitrin bir hikâye anlatıyor; kış, ev, yalnızlık, sıcaklık… Plastik, parlak, göz alan süsler neredeyse yok. Her şey bilinçli bir sadelik içinde.



Edinburgh’ta Christmas süslemelerini sevmemin nedeni belki de bu: kimse sizi mutlu olmaya zorlamıyor. Işıklar var ama bağırmıyor, süsler var ama önünüze geçmiyor. Şehir kendi kimliğinden vazgeçmeden Noel’i karşılıyor.



Bence Edinburgh’ta Christmas, “ne kadar süsledik” değil, “ne kadar yerinde süsledik” meselesi. Ve bu işi çok iyi yapıyorlar.


9 Aralık 2025 Salı

9 Aralık - Tek Başıma Christmas Market

9 Aralık 2025 Salı 0

 Sakin geçen günümün çoğunu kursta ders çalışıp kütüphanesinde kitap okuyarak geçirdikten sonra hava kararınca Princes Street Gardendaki Christmas Markete yeniden uğradım.


Bu fotoğrafı çektiğimde saat 16:14'tü. Havanın bu kadar geç aydınlanıp erken kararması bazen işime de geliyor. Böyle güzel fotoları çekmek için çok beklememe gerek kalmıyor.


Şu güzeller güzeli evde bahçevanın kaldığını söylemiştim, hatırlıyor musunuz? Akşam ışıklarını şıkır şıkır yakmış, bana göre dünyanın en güzel manzarasına sahip, sakinliği ve yeşilliği ile dünyada cenneti yaşayan en şanslı insanlardan biri olarak bu evde ikamet ediyor...

Bu duygulardan kurtulduktan sonra bahçenin diğer tarafına geçerek çocuklar için oluşturulan lunapark tarafına da uğradım.



Şükür ki bir konuda İskoçlardan iyi çıktık: Bu eğlenceli aletlerden bizde de var! 😜

İlk gittiğimde görüp aklımda kalan şekerleri de aldıktan sonra sıcacık evcağızıma döndüm. İşte ağır Glasgow aksanı ile bizi advanced seviyesinde ter döktüren Cathy'nin konuşması:


 


15 Kasım 2025 Cumartesi

15 Kasım - Maki&Ramen, Christmas Market

15 Kasım 2025 Cumartesi 0

 Dersimiz bitince Agatha, Deborah, Gianpiero ve ben St. James Quarter'da bulunan Maki & Ramen'de öğle yemeği yiyelim dedik. Deborah’ı da kattık aramıza, aslında aşağı yukarı Agatha ile aynı zamanda geldi kendisi ama grubumuza Agatha’nın katılımı benim aracılığımla olduğundan hızlı gerçekleşmişti. Deborah’cığımızın bizi keşfetmesi bir tık zaman aldı. Bu kızımız da İsviçre’den, Fransız tarafından. Yaşları da yakın olduğundan Agatha ile çok iyi anlaştılar 🫶🏻

Bak şimdi sana bu bizim arkadaşlıklardaki gibi çok kültürlülüğü, başka bir şekilde anlatacağım: Maki & Ramen’in kurucusu Japon, eğitimini suşi şefi olarak alıyor, Edinburgh’a Asya esintisini getiriyor, menüde helal kesim ete yer veriyor. Allahım, helal kesim tavuk ve dana etlerini görünce gözlerimden kalpler fışkırıyor. 🥰 Çünkü tat olarak o kadar farklı ki, tavukta çok anlaşılmıyor ancak dana eti sanki az sonra bozulacakmış gibi kokuyor ve tadı pişince de değişmiyor. Dolayısıyla, menüde helal kesimi görür görmez burası, evet, evet burası dedim. 


Yemekleri gayet lezzetliydi ve her şeyden öte ortam çok çok güzel dekore edilmişti. Her zamanki gibi garson kapıdan sizi alıp kaç kişi olduğunuzu soruyor ve sizi masaya götürürken, bu restoranda farklı olarak bir davul var ve her müşteri yerleştirmede davula vuruyor. İlginç 😀

Yemek işimiz bitince Agatha’ya defter almak için Princes Street’e yürüdük ve evet, yapılmaması gereken bir şey bu, normalden en az 2 pound daha pahalıya defter aldık. Halbuki şimdiki bilgim olsa poundsavers’a götürürdüm. 

Alışverişi tamamladıktan sonra eve dönüp artık yapması neredeyse 2 saatimizi alan ödevlerimiz için masanın başına oturmamız gerekiyordu. Ödevler ve yemekten sonra çok çok çok daha ulvi ve önemli bir işimiz vardı:

C H R I S T M A S     M A R K E T 🎅🎄

Nasıl heyecanla beklediğimi anlatamam size. Başlangıcından bitişine kadar rüyada gibi olduğum bir deneyimin en renkli, en büyülü, en cıvıl cıvıl, en mutlu anlarından birini yaşayacaktım. Yemeklerimizi yedik, çaylarımızı içtik ve hazırlanıp Princes Street Garden'ın Christmas Market girişinde buluştuk.


Şehirde farklı yerlerde 4 adet Chritmas Market kuruluyor. Princes Street Garden iki parçalı bir yer olduğu için Waverley Train Stationa yakın olan yerinde 18 yaşından büyük çocuklar için kurulmuş 10 ayrı etkinlik bulunuyor. En dikkat çekenleri; Helter Skelter (kocaman döne döne bir kaydırak diyebilirim), bir sürü christmas ürünlerinin satıldığı tezgahlar (pahallı, pahalı, pahalı), Big Wheel (bizim lunaparklardaki dönme dolap), kocaman bir kar küresinin içine girerek yapay kar ve noel baba ve geyikleri ile fotoğraf çekilebileceğiniz küre, bahçede bulunan ağaçların ışıklarla süslenmiş gösterisi, devasa bir ayağın üzerine yerleştirilmiş ve Edinburgh'un muhteşem manzarasını döne döne izleyebileceğiniz salıncak. 

Edinburgh Kalesinin dibinde ve Ross Fountain'in bulunduğu, konserlerin verildiği ve zamanın Nor Loch'unda cadı avlanan yerde de 18 yaşından küçük çocukların eğlenmeleri için kuurlan lunapark yer alıyor. 

Diğer eğlence alanları da George Street üzerinde sağlı sollu konuşlanıyor ve birinde buz pateni sahası (küçük) ve diğer yiyecek mekanları, diiğerinde ise ice polar bar. Bizim kursun karşısındaki St. Andrew Square'da ise çam ağaçlarıyla süslü labirent.


Tabi biz günlerdir beklediğimiz için aşırı heyecanlıydık, ilk gün kalabalık olur falan hiç umrumuzda değildi. Evet, kalabalıktı ancak ben açıkçası aradığım o ışıltıyı, noel ruhunu çok fazla bulamadığımı itiraf ediyorum. Hristiyan bir ülkede olduğum için daha ışıklı, daha noelli olacağını düşünmüştüm. Ancak gördüm ki, Aralık ayının sonunda bizim AVM'lerde kurulan yılbaşı pazarlarından gram farkı yok. Ürünlerin bile. Çorap, bardak, masa süsleri, meryem ana figürleri, yılbaşı ağacı süsleri, Edinburgh haritaları, saç tokaları, çantalar, magnetler, tişörtler, mumlar gibi her yerde bulunabilecek ürünler vardı. Bir tık farklılık Almanya'dan wurstların satıldığı karavan ve mullet wine olmuştu.


 Bizdeki dönme dolap ve büyük salıncak senenin en az 6 ayı yerinde duruken buradaki sadece 4 Ocak'a kadar buradaydı. Tek farkı, eşsiz Edinburgh manzarası.


Yine de çok eğlenceli oldu bizim için. Belki de ben fazla anlam yüklemiştim, o yüzden biraz hayal kırıklığı yaşadım.


Ama market içindeki her standa uğradım.


Şu şekerlerde gözüm kaldı, mutlaka alacağım.


Çocukluk dönemim kadar mutlu olduğum bu şehirde bir gecemi daha çocuklar gibi mutlu tamamladım.




 
◄Design by Pocket