Holyrood Palace etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Holyrood Palace etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ocak 2026 Salı

20 Ocak - The Scottish Parliament

20 Ocak 2026 Salı 0

The Royal Mile'ın sonunda, Holyrood Palace'ın tam karşısında yer alan, eski şehrin dokusunun oldukça zıddı olan bir bina, Parlamento Binası. Konum, mimari, tasarım ve inşaat şirkeleri nedeniyle yapımından itibaren İskoç halkı tarafından eleştirilmiş, max 40 milyon sterline yapılır dedikten sonra 414 milyon sterline mal olmuş. Eh, arada bir 10 kat fark olunca hak etmiş diye düşünüyorum. 


Size binayı nasıl anlatabilirim bilmiyorum. İçeri girdiğiniz anda aslında oldukça modern bir mimari ile karşılaşıyorsunuz. Ama her bölümde o kadar fazla imgelemeler var ki, bir yerden sonra ucu kaçıyor.


Mesela bu imgenin referans aldığı, aşağıdaki resimmiş.


Benziyor mu? Bence değil. Yok işte şurası iskoç denizinin dalgaları, yok burası buzda kayan insanlar falan filan. Gerekli miydi? Bilemem. Bana göre ağır referanslar sonuçta kakafoni yaratır.


Kendi sitesinden  rehberli tur için rezervasyon yaptırıp ücretsiz gezebiliyorsunuz. Kendi başınıza giriş yasak. Bir de elbette bir parlamento binası olduğu için güvenlik sıkı. Ben çantamda bulunan çatal için oldukça uzun bir açıklama yapmak durumunda kalmıştım. Bıçak olsa anlarım da birini çatallamak??


Eğer uzun süre kalacaksanız gidilebilir bir yer ancak kısa süreli seyahatler için ne gereği var efendim, gezilecek onlarca yer varken zamanınızı burada harcamayın derim.

Ah, bir de en güzel kısmı da hediyelik eşya mağazası. Kendi arılarının yaptığı balları alabilirsiniz. En azından sürdürülebilirliği güzel yapmışlar.

5 Aralık 2025 Cuma

5 Aralık - Holyrood Palace, Santu Coffee

5 Aralık 2025 Cuma 0

 Anlatacak çok şeyim, paylaşacak çok az fotoğrafım var. Holyrood Palace, içerisindeki eşyaları, tarihi, duvar süslemeleri ile ilgimi çok çekmiş, çok sevmiştim ancak, fotoğraf çekilmesine maalesef asla izin verilmeyen, size bahsettiğim bu tüm güzellikleri paylaşamama neden olan bir yer kendisi. Evet...

Ayrıca ücretli. 21 poundcuk bir giriş ücreti var, ama tek güzel yanı, bir yıl boyunca o aldığınız biletle tekrar tekrar giriş yapabiliyorsunuz. 


Aslında önce Holyrood Manastırı vardı. 1128'de kurulan manastır, zamanla kraliyet ikametgahı olarak kullanıldı ki zaman zaman royal mile olarak bahsettiğim işte o ünlü 1 millik yolun adının geldiği yer bu mantık. Holyrood Palace ile Edinburgh Castle arasındaki bu yol, bu yüzden kraliyetle ilişkilendiriliyor.



1500'lü yıllara gelindiğinde ise, sarayın inşasına başlanıyor ve artık 1560'larda Kraliyet Ailesi sarayda yaşamaya başlıyor. Kraliyet ailesi dediğimde aklınıza İngiliz Kralı vs gelmesin. İskoçlarında kendine ait öz be öz İskoç Kralları ve Kraliçeleri var. O dönemde yaşayan İskoçya Kraliçesi Mary'nin ikametgahı. Hatta hadi size bir korkunç sonlu hikaye anlatayım:

David Rizzio adında İtalyan bir saray mensubu var ve bu şahıs İskoç Kraliçesi Mary'nin özel sekreteri. Mary'nin kocası Lord Darnley'nin, Rizzio'nun Mary'yi hamile bıraktığına dair söylentiler nedeniyle arkadaşlıklarını kıskandığı söyleniyor o zamanlarda. Mary, Rizzio ve birkaç nedimeyle akşam yemeği yerken Kraliçe Mary'nin kocası Darnley onları basıp, karısını zina yapmakla suçluyor ve ardından Mary'nin arkasına saklanan Rizzio'yu bastığı adamlarla birlikte 57 kere bıçaklayarak öldürüyor. 


Mary'nin odasına da bu merdivenlerden gelmiş. 


Bu merdivenler o kadar dar ki anlatamam. Tek kişinin bile inip çıkması zorken o şaaşalı kıyafetlerle nasıl yaptılar? Kıskançlık ve insanın gözünün dönmesi böyle bişey herhalde.

Ama, ortaçağ sarayları inanılmaz derecede özel hayat düşmanı. Odadan odaya geçiş var ve bir tane bile koridor yok neredeyse. Sarayın bir ucundaki odadan diğer odaya geçmek için aradaki tüm odaların içinden geçmeniz gerekiyor. Keza, kral ve kraliçenin de odaları güvenlik nedeniyle öyle kıyıda köşede bırakılmış odalar değil. Yani şu dedikodu ne menem bişey, bir kere çıktı mı bir daha susturamazsın.


Şimdi de günümüze gelelim. İngiltere ve İskoçya birleştiği için artık kraliyet ailesi dediğimizde Kral Charles, Camilla, William ve Catherine'den bahsediyoruz. Yani artık İngiltere krali diyebilirim. İşte bu saray, İngiltere kralının İskoçya'daki resmi ikametgahı ve yaz başında bir hafta da olsa burada kalıyor.


Sarayın her yerini gezemeyişiniz de bundan. Şimdi neme lazım, koskoca kralın donunu falan görmeyelim he mi? 😉

Sarayın manzarası da, şirin bahçesinin yanı sıra Arthur Seat. Onu da anlatacağım zamanı gelince. 

Videodaki ses benim asla susmak bilmeyen Agatha'm 😍

Alice ve Agatha ile birlikte gidip, sarayı gezerken ayrıldığımızdan tekrar toplanmak için bir cafede kızları bekledim. Yine her zamanki gibi tek oturma yerine oturup kızların gelmesini beklerken sıcacık kahvemi içtim.


Royal Mile üzerinde olduğumuzu tekrar hatırlatayım, daha önce bahsettiğim tolbooth tavern'in hafif karanlıktaki fotoğrafını da çektim.


Saat 15:54 😦 Ve telefonum aydınlık çıksın diye biraz ışıkla oynuyor.

 
◄Design by Pocket