Royal Mile etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Royal Mile etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Aralık 2025 Cuma

5 Aralık - Holyrood Palace, Santu Coffee

5 Aralık 2025 Cuma 0

 Anlatacak çok şeyim, paylaşacak çok az fotoğrafım var. Holyrood Palace, içerisindeki eşyaları, tarihi, duvar süslemeleri ile ilgimi çok çekmiş, çok sevmiştim ancak, fotoğraf çekilmesine maalesef asla izin verilmeyen, size bahsettiğim bu tüm güzellikleri paylaşamama neden olan bir yer kendisi. Evet...

Ayrıca ücretli. 21 poundcuk bir giriş ücreti var, ama tek güzel yanı, bir yıl boyunca o aldığınız biletle tekrar tekrar giriş yapabiliyorsunuz. 


Aslında önce Holyrood Manastırı vardı. 1128'de kurulan manastır, zamanla kraliyet ikametgahı olarak kullanıldı ki zaman zaman royal mile olarak bahsettiğim işte o ünlü 1 millik yolun adının geldiği yer bu mantık. Holyrood Palace ile Edinburgh Castle arasındaki bu yol, bu yüzden kraliyetle ilişkilendiriliyor.



1500'lü yıllara gelindiğinde ise, sarayın inşasına başlanıyor ve artık 1560'larda Kraliyet Ailesi sarayda yaşamaya başlıyor. Kraliyet ailesi dediğimde aklınıza İngiliz Kralı vs gelmesin. İskoçlarında kendine ait öz be öz İskoç Kralları ve Kraliçeleri var. O dönemde yaşayan İskoçya Kraliçesi Mary'nin ikametgahı. Hatta hadi size bir korkunç sonlu hikaye anlatayım:

David Rizzio adında İtalyan bir saray mensubu var ve bu şahıs İskoç Kraliçesi Mary'nin özel sekreteri. Mary'nin kocası Lord Darnley'nin, Rizzio'nun Mary'yi hamile bıraktığına dair söylentiler nedeniyle arkadaşlıklarını kıskandığı söyleniyor o zamanlarda. Mary, Rizzio ve birkaç nedimeyle akşam yemeği yerken Kraliçe Mary'nin kocası Darnley onları basıp, karısını zina yapmakla suçluyor ve ardından Mary'nin arkasına saklanan Rizzio'yu bastığı adamlarla birlikte 57 kere bıçaklayarak öldürüyor. 


Mary'nin odasına da bu merdivenlerden gelmiş. 


Bu merdivenler o kadar dar ki anlatamam. Tek kişinin bile inip çıkması zorken o şaaşalı kıyafetlerle nasıl yaptılar? Kıskançlık ve insanın gözünün dönmesi böyle bişey herhalde.

Ama, ortaçağ sarayları inanılmaz derecede özel hayat düşmanı. Odadan odaya geçiş var ve bir tane bile koridor yok neredeyse. Sarayın bir ucundaki odadan diğer odaya geçmek için aradaki tüm odaların içinden geçmeniz gerekiyor. Keza, kral ve kraliçenin de odaları güvenlik nedeniyle öyle kıyıda köşede bırakılmış odalar değil. Yani şu dedikodu ne menem bişey, bir kere çıktı mı bir daha susturamazsın.


Şimdi de günümüze gelelim. İngiltere ve İskoçya birleştiği için artık kraliyet ailesi dediğimizde Kral Charles, Camilla, William ve Catherine'den bahsediyoruz. Yani artık İngiltere krali diyebilirim. İşte bu saray, İngiltere kralının İskoçya'daki resmi ikametgahı ve yaz başında bir hafta da olsa burada kalıyor.


Sarayın her yerini gezemeyişiniz de bundan. Şimdi neme lazım, koskoca kralın donunu falan görmeyelim he mi? 😉

Sarayın manzarası da, şirin bahçesinin yanı sıra Arthur Seat. Onu da anlatacağım zamanı gelince. 

Videodaki ses benim asla susmak bilmeyen Agatha'm 😍

Alice ve Agatha ile birlikte gidip, sarayı gezerken ayrıldığımızdan tekrar toplanmak için bir cafede kızları bekledim. Yine her zamanki gibi tek oturma yerine oturup kızların gelmesini beklerken sıcacık kahvemi içtim.


Royal Mile üzerinde olduğumuzu tekrar hatırlatayım, daha önce bahsettiğim tolbooth tavern'in hafif karanlıktaki fotoğrafını da çektim.


Saat 15:54 😦 Ve telefonum aydınlık çıksın diye biraz ışıkla oynuyor.

17 Ekim 2025 Cuma

17 Ekim - Union Of Genius, Victoria Street, St Giles Cathedral, Royal Mile

17 Ekim 2025 Cuma 0

 Uyuyup kendimi güzelce toparladım ve yine attım kendimi ders sonrası yollara. Ama önce (ehehehe) Kathyrn, yani hocamız derse geç kalmamızı asla istemediği için ben de bugün bir tık geç kalınca, kurstan uzağa bırakan otobüse bindim (8 numara). Kestirme olsun diye St James Quarter denilen ve şehrin merkezindeki bir tanecik, biricik, tekcik avm'nin içinden geçmem gerekiyor ama tersim, sağım, solum döndü ve hangi kata çıkacağımı, ne tarafa gideceğimi şaşırdım. Oynat bakalım, nasıl şaşırmışım?


AVM'den içeri girince ilk sağa dönmeyi akıl etmişim çok şükür...

Ama yanlış katta inince PSG'nın taa bambaşka tarafına çıkmışım. Farkedip geri dönüyorum. Çünkü benim kursumla PSG arasında koca bir parsel var. Yürünecek gibi değil, hele de geç kaldıysam.


Kalp çarpıntısı eşliğinde çok şükür doğru yolu buluyorum. Bu videoyu da sağını solunu her zaman karıştıran biri olduğum için elimde nereye döndüğüme, hangi kattan indiğime dair bir ispat olsun diye çekmiştim. Kafaya bak...

Hâlâ ufak bir kırgınlık olduğu için ders çıkışında hemen Union of Geniusa gidip bir çorba ile midemi cilalıyorum.

Suyundan bol malzemesi olan sebze çorbası

Oradan rotamı gece gördüğüm Victoria Street'e gündüz gözü görüp aşık olmak için yeniden gidiyorum. Havalar soğudukça ve günler kısaldıkça turist sayısı azalıyor...


Buraya kadar okuduysanız şunu diyeyim, bu caddeden alış veriş yapılmaz, çünkü çok pahalı. PSG üzerindeki yerlerden de ne şal ne de bere vs alınır çünkü hepsi ilk yıkamada dağılacak kalitesizlikte. Ne mi alınır? Beni okumaya devam et 💥 


Videoda gri arabanın ilerisinde gördüğünüz kalabalık, Harry Potter evrenini gerçek hayatla buluşturan sihir dükkanı kalabalığı. Dükkanların hepsi küçücük olduğu için belirli sayıda kişi alıyorlar, çıkan sayısı kadar müşteri içeri girebiliyor. 

Oradan da ver elini St. Giles Katedrali.

Saygılar...

1148 yılında yapımına başlanmış bu devasa yapının. Bizim ülkede 1100'lü yıllardan kalan ne var? İyi ki Bizans eserlerine dokunmamışlar da azıcık yüzümüz ağarıyor.

Bu da yakından

İsim babası St. Giles, cüzzamlıların koruyucu azizi. 7. yüzyılda yaşamış. Kilise yüzyıllar boyunca bir çok tarikata ev sahipliği yapmış. (some middle age problems)

Vitraylara bayılıyorum.

İnsanların barınma probleminin çok yoğun olduğu dönemlerde genişletme çabaları da siyasal hristiyanlık olsa gerek.

Baksana, kaç ev sığardı buraya






Sizden bağış yapmanız bekleniyor ancak umursamayın, ücretsiz gezebilirsiniz.

St. Giles Royal Mile üzerinde olduğu için, katedralden çıkıp yol boyu kısa bir yürüyüş yapıyorum.

Bakın, sokaklar gerçekten boş..

Cennetten bir köşe olan bu şehirde bir günüm daha mutlu mutlu bitiyor.
 
◄Design by Pocket