Hogmanay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hogmanay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ocak 2026 Perşembe

1 Ocak - Hogmanay & Loony Dook

1 Ocak 2026 Perşembe 0

 Loony Dook'u anlatmam için önce Hogmanay'i anlatmam gerekir size. 

Hogmanay, eski yılın son günü olarak kullanılan İskoçça bir kelimedir ve aslen 29 Aralıkta başlayıp 2 Ocak'a kadar devam eder. Bir çok geleneği de beraberinde getirir Hogmanay, mesela gece yarısından sonra bir evin eşiğinden ilk giren kişinin, ev halkına şans getireceğine inanılır. Geleneksel olarak bu kişinin koyu saçlı olması, yanında kömür, ekmek veya viski gibi sembolik hediyeler getirmesi beklenir. Amaç nettir: Yeni yıla bolluk, sıcaklık ve dostlukla başlamak. Bunun yanında şehirden şehire değişen başkaca ritüeller var, ateş topu sallama, ardıç ağacı dumanı ile evi tütsüleme gibi. İskoçya’da yılbaşı yalnızca takvimsel bir geçiş değil; kolektif hafızaya, ritüellere ve toplumsal dayanışmaya dayanan güçlü bir kültürel deneyimdir.

Ama günümüzde gelenekler devam etse de daha eğlenceli hale getirmiş İskoçlar, bu günü kutlamayı. Hogmanay, yüzyıllardır İskoç kimliğinin ayrılmaz bir parçası olarak kutlanır ve çoğu zaman dünyanın en özgün yılbaşı gelenekleri arasında anılır. Bu coşkunun ertesi günü ise, işin içine biraz delilik ve bolca cesaret katan Loony Dook gelir.

Hogmanay’ın kökenleri, Vikinglerin kış gündönümü kutlamalarına ve Orta Çağ İskoç halk geleneklerine kadar uzanır. İlginçtir ki İskoçya’da Noel, uzun yıllar boyunca resmî olarak kutlanmamış; bu durum Hogmanay’ı yılın en önemli bayramı hâline getirmiştir. Dolayısıyla yılbaşı gecesi, İskoçlar için yalnızca eğlence değil, aynı zamanda toplumsal bir yeniden bağlanma anıdır. 

Edinburgh başta olmak üzere birçok şehirde Hogmanay, günler süren etkinliklerle kutlanır. Meşaleli yürüyüşler, sokak konserleri, geleneksel İskoç müziği ve gece yarısı gökyüzünü aydınlatan havai fişekler bu atmosferin ayrılmaz parçalarıdır. (hani bu yıl iptal edilen)

Eğer iptal edilmeseydi, size şöyle bir görsel şölen gösterecektim: 

Saatler tam gece yarısını gösterdiğinde ise herkesin bildiği o an gelir: Robert Burns’ün “Auld Lang Syne” şarkısı, el ele tutuşan kalabalıklar tarafından söylenir. Bu an, eski dostlukların hatırlandığı, kırgınlıkların geride bırakıldığı ve yeni yıla kolektif bir umutla girildiği sembolik bir eşiktir.

Hogmanay'de yediniz, içtiniz, kustunuz, sıçtınız ve büyük bir baş ağrısı ile ertesi güne, yeni yıla, 1 Ocak'a uyandınız...

İşte sırada Lonny Dook var.

 En meşhur hâliyle Edinburgh yakınlarındaki South Queensferry’de düzenlenen bu etkinlikte, yüzlerce insan –çoğu zaman kostümler içinde– kendini Kuzey Denizi’nin buz gibi sularına bırakır. 

“Loony” (deli) ve “dook” (İskoç lehçesinde dalmak) kelimelerinin birleşiminden oluşan bu gelenek, ilk bakışta çılgınca görünebilir. Ancak Loony Dook’un ardındaki motivasyon oldukça nettir: Eski yılın yorgunluğunu ve fazlalıklarını soğuk suyla geride bırakmak, yeni yıla zihinsel ve bedensel bir arınmayla başlamak. Bir nevi modern ritüel banyosu. 

Katılımcılar için bu deneyim, yalnızca birkaç saniyelik bir soğuk şoktan ibaret değildir. Seyirciler, müzikler, kahkahalar ve ortak cesaret duygusu, Loony Dook’u güçlü bir toplumsal gösteriye dönüştürür. Üstelik etkinlik çoğu zaman hayır kurumları için bağış toplama amacı da taşır; böylece delilik, anlamlı bir dayanışmaya evrilir.

İşte biz de Deborah'yla birlikte sabahın erken saatlerinde South Queensferry'e giderek bu eğlenceli etkinliğe katıldık.


Elbette ki izleyici olarak, ne o kadar içtik ne de kuzeyin soğuğuna karşı delilik edecek kadar cesurduk. Çünkü bazı gelenekler, yalnızca izlenmez; hissedilir.

Hazır gelmişken de güzel bir Queensferry turu yapıp geri döndük.


Biz Edinburgh'tan ayrılırken kar serpiştiriyordu ancak South Queensferry yürüyüş yapacak kadar sakin bir havaya sahipti.


31 Aralık 2025 Çarşamba

31 Aralık - Yılbaşımızı Her Şeye Rağmen Güzelleştirdik

31 Aralık 2025 Çarşamba 0

 Kurs bittikten sonra kendimi vererek gezmediğim, tekrar gezmem gerektiğine inandığım Canongate'de bulunan Museum of Edinburgh'u tekrar ziyaret ettim. Önceki ziyaretimde kapalı olan  Canongate Kirk'ü de görebildim bu sayede. Ardından müzenin arka sokaklarına daldım.

Tolbooth Tavern'in tekrar fotoğrafını çektim. Bazı binaların fotoğrafını ne kadar çeksem de doyamıyorum.


Mezarlıktan görünen binaların fotoğrafını çektim, eski binalarda yaşayanların evlerinin içlerine bakmayı denedim. (en büyük sapıklığımdır)


Park, bahçe, çay, çorba, ne varsa çektim kısaca.


Ardından eve döndüm.  Evin tam karşısında Premier isimli bir market var, iyi ki var. Bulabileceğiniz en ucuz mikrodalga yemeklerini, hazır tatlıları, bilimum içecekleri bulabilirsiniz. Daha önce haberim olsaydı ne Aldi, ne Morrisons'a uğrayıp sandviç malzemeleri alırdım. Zaten kursta mikrodalga vardı, sıcakcık çıkan yemeğimi yerdim. Neyse artık, bundan sonra yapacağız. İşte ben de yılbaşı yemeğimi buradan aldım, ısıttım ve tek başıma yedim. Susanne partideydi çünkü. Anamın babamın yanında olsam 40 çeşitle birlikte kutlardık...


 Yemekten sonra Deborah ile birlikte Polar Ice Bar'a gitmek için George Street'te buluşacaktık. Onu beklerken bahsettiğim buz pateni sahasını görmek için kurulan çadırın içine girdim.


Aynen şu yazımda da demiştim, küçücük. Benim az gelişmiş şehrimde belediyemin yaptığı buz pateni sarayı, adını cidden hak eden büyüklükte.


İşte Polar Ice Bar. +18 barımız tamamen buzlardan yapılma ve içerisi -8 derece. Isınma için napıyoruz? İçiyoreeee!!! İlk içecek de ücretsiz, size girişte bir marka veriyorlar, ardından içmek isterseniz cüzdan sizin efem. Bardakların bile buzdan oyulduğu bu soğuk ve güzel barda 30 dakika kalabiliyorsunuz. Zaten isteseniz de kalamazsınız. Soğuk 👻 


Totişiniz değmesin diye buzdan oyulmuş sandalyelerin üzerine kilim benzeri bir örtü var, onun dışında her türlü buz ile temastayız merkez.


30 dakika yetiyormuş, göt kaslarım bile soğuktan titreyince dışarıya ısınmak için çıktık. Bana kalsa şu anda eve dönerim ama Deborah asla gitmek istemiyor. Ben de ona uydum ama Hogmanay iptal edilince tüm Edinburgh ve turistler pubları doldurduğundan New Town'dan Old Town'a varana kadar her pubun içerisi ağzına kadar doluydu. 


Hatta kimi içeri dahi almıyordu. Yürüyerek kaleye vardık ve enterasandır, Bank Street'te Wash Bar'ın oturacak yer bulacak kadar boş olduğunu gördük. Açıkçası bir tedirgin oldum ama dışarıda kalmaktansa hadi girelim dedik. Zaten Erika aşağı yukarı yarım saate kadar işten çıkacaktı ve işyeri de yakın olduğu için hemen gelebilirdi. Birer içki içtikten sonra Erika geldi, saat 23:30 civarı oradan ayrıldık. Karnım acıkmıştı, kızlara sordum, onlar da aynı benim gibiydi. Ne yapsak diye geri New Town'a doğru yürüyerek vardık. Bu sefer de gözümüze Dishoom takıldı, neyse ki yer varmış.


Biraz yemek yiyip hep birlikte sessiz sakin yeni yıla girdik.

Şu notu düşeyim, öyle bir rüzgarsız hava vardı ki ben yürüyerek daha fazla rüzgar yaratıyordum. Boşu boşuna iptal ettiler koskoca Hogmanay'i...




30 Aralık 2025 Salı

30 Aralık - Büyük Hayalkırıklığı

30 Aralık 2025 Salı 0

 Bugün, karma sınıfımızla yeni dersimize başladık. Bir haftalığına oyalama dersleri oluyormuş böyle. Esas başlangıç haftaya olacak ve ben en üst seviyeye çıkmış bulunmaktayım. Kathryn'i ve sınıfımı çok sevmeme rağmen gidenler ve gelenlerle sınıf eski halinden çok uzaklaştı, konular basit geliyor ve zaten her 3 ayda bir hocaların da eğitim verdiği sınıfların seviyesi değişiyormuş. Bunu öğrendiğim iyi oldu, sınıf değişimi için bir başka sebep daha eklendi.

Karma sınıf olunca bol bol gülmeli, eğlenmeli ders işledik. Agatha henüz gelmedi, yılbaşından sonra gelecek. Her ne kadar ayrı ailelerde kalacaksak da gelmesini istiyorum, özledim. 

Dün torchlight'ı iptal ettiren rüzgar bugün azalarak devam ediyor ama dünkü kadar şiddetli değil neyse ki. Yarın yılbaşı ve burada yılbaşı kutlamaları deli dehşet oluyor, mesela bu sene Texas geliyor. Hani Princes Street Garden var ya uzun zamandır bahsetmediğim ama benim her sabah uğradığım park. İşte hani bir de gölü vardı ya nor loch (hatırlamak isteyenler tıklayabilir), hani burada şimdi konserler veriliyor demiştim ya. Hah işte orada konser verecek. Ama tabi biletler 50 pounddan başladığı için, o soğukta ayakta durmak istemediğim için (yalan! fasfakirim çünkü) havai fişekleri görmek için sote bir yer aradığımı söyledim hocama. E dedi Inverleith Park'a gitsene. Yayıl yayılabildiğin kadar, karşısında da mis gibi kale kabak gibi görünüyor demez mi.

Ayyyyy, hemen soluğu Parkta aldım.


Önce böyle ağaçlarla örülü mükemmel bir koridordan geçtim. Aralık sonu olmasına rağmen yeşil kalan ağaçlar var, ne güzel.


Yolun sonunda da güzeller güzeli dümdüz bir araziye konumlandırılmış güzel parkımız, fotoğraftan da göreceğini üzere sol tarafta kalan Edinburgh Kalemiz var. Her şey yolunda, dünkü rüzgar gibi bir rüzgar da yok. Hafif bir esinti var, ancak benim tahminime göre havai fişekler için tehlike yaratan bir boyutta değil. Yağmur yok, kar yok. Efso bir durum.

MAdem geldim, şurada azıcık dinlenip etrafa bakayım. Banklara bakıyorum, bu yeterli mi, acaba saat kaç gibi gelmeliyim, 5 Kasımda Currie'ye gittiğimizde çimler ıpıslaktı ve biz donmuştuk resmen. Grupla gittiğimiz için konuşa konuşa veta şikayet ede ede zaman geçirmiştik ama geçmişti işte. Şİmdi yalnız olduğumdam kendimi ısıtma yolları arıyorum.

Tabi hiç birini yapmama gerek kalmadı. Çünkü havai fişek gösterisi, konser, street party Şehir KOnseyi tarafından rüzgar ve yağmur beklendiği için iptal edildi. Bu haberi de nerede dursam daha iyi görürüm diye araştırırken öğrendim, Evet, dün rüzgarlıydı ancak bugün hafif bir esinti vardı. Zaman zaman artsa da asla yerimden sürükleyecek gibi değildi. Tabi haberi alır almaz Deborah'ya yazdım... Benim hayalkırıklığımın aynısını o da yaşadı. 

İnanılmaz büyük bir hevesle beklediğim, en güzel nerede görürüm diye araştırdığım, keşfe çıktığım bu etkinlik, maalesef... Ah... Sadece ben değil, bunu görmek için gelen onca turist de benimle birlikte aynı duyguları yaşadı. Instagram sayfası eleştirilerle doldu, doldu, doldu.

Artık olan olmuştu bir kere. Enazından Hogmanay için Edinburgh'a gelen turistlerden bir tık iyi durumdaydım, Ben Hogmanay için gelmemiştim. Zaten buradaydım ama Edinburgh'ta yılbaşı kutlaması zevkinden mahrum kalacaktım.

Kaldım da...

29 Aralık 2025 Pazartesi

29 Aralık - Torchlight

29 Aralık 2025 Pazartesi 0

 Yılbaşı yaklaşırken Edinburgh, etkinliklerini geleneklerle harmanlayarak eğlencelerini biraz daha farklılaştırıyor. Bunlardan biri de torchlight.

Genellikle yılbaşından iki gün önce düzenlenen bu etkinlik, Vikingler, Gayda çalanlar, davulcular ve halkın katılımıyla düzenleniyor. 

wanderfulplans.com

Aşağı yukarı 19:30 gibi Meadows'dan başlayan yürüyüş, 21:30 civarında İskoçya Ulusal Müzesi, Greyfriars Mezarlığı, İskoçya Ulusal Kütüphanesi ve bunların en önemlisi olan Edinburgh Kalesi'nin önünden geçerek sonlanıyor. Etkinliğe katılanlardan özellikle sağlam bir ayakkabı giymeleri, dışarısı soğuk olduğu için önlem almaları ve özellikle de yanıcı kıyafet giymemeleri konusunda özen gösterilmesi isteniyor.

Meşaleli yürüyüşe katılmayıp sokak kenarında izlemeyi de tercih edebilirsiniz, bunun avantajı ise davulcuları, gaydalı erkekleri ve vikingler gibi giyinmiş topluluğu daha yakından görebilirsiniz. 

Biletler internetten satışa sunuluyor ve her zaman ısrarla söylediğim gibi, çok önceden bitiyor. Neden? Çünkü planlı-programlı insanlar. Geçit töreni günü saat 14:00 ile 17:00 arasında meşalenizi ve bilekliğinizi almanız gerekiyor. Ne kadar erken alırsanız o kadar iyi. Saat 17:30'da Meadows'ta sıraya girmeye başlayın veya Vikinglerin saat 19:30'da geçit törenine öncülük etmesini izlemek için güzergah boyunca bekleyin.

Elinizde meşale ile Edinburgh sokaklarında yürüyün.

İşte biz de Deborah ile birlikte bunu yapmayı planlamıştık ancak, çok şiddetli esen rüzgar nedeniyle etkinlik iptal edildi. Offf, bu güzel deneyimi yaşayamadık maalesef. Olsaydı, tüm foto ve videolar kendi çekimim olacaktı. Artık ne diyelim, kısmet....
 
◄Design by Pocket