Stramash etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Stramash etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Kasım 2025 Perşembe

20 Kasım - Stramash'ta Ceilidh Gecesi

20 Kasım 2025 Perşembe 0

 Seviye tespit sınavı oldum, aslında bir üst seviyeye çıkmam gerekiyor ancak sınıfımı ve hocamı çok sevdiğim için aynı seviyede kalmak istediğimi söyledim ve Kathryn seve seve kabul etti. Tam olarak ara seviyedeyim. Benim sınıfım bana biraz hafif ve yavaş geliyor, sıkılmamı önlemek için daha fazla test veriyor Kathryn bana. Üst seviyede de bocalayacağım için şimdilik idare etmek istediğimi söyledim. Bir sonraki tespit sınavında üst kura geçerim dedim Kathryn'e, kabul etti.  

Ardından eve döndüm, derslerimi tamamladıktan sonra dinlendim, yemeğimizi yedik hep birlikte. Hüseyinin de gidişine az kaldı, annesini çok özlemiş minnoş. Cathy ısrarla soruyor, veda ederken beni öpeccek ve sarılacak mısın diye, yüzü kızararak, sanki sarılıp öpmüş gibi "Nooooo! Noooo!" diye red ediyor Cathy'i, o büyük kahkahasını atarak Cathy uğraşıyor Hüseyinle.

Yemekten sonra da azcık daha odalarımızda dinlenip kızlarla Stramash'a gittik tekrardan. Agatha ve Alice dans etmek istediğini söyledi. Deborah da eklenince hep birlikte buluştuk Stramash'ta.

Bu sefer daha güzel yere oturduk. Ben her zamanki gibi Guinness biramı yudumlamaya başladım. Kızlar biraz demlenince hemen soluğu sahnede aldılar.

Kızlı-erkekli,  erkekli-erkekli, kızlı-kızlı ne güzel dans ediyor gençler 😍

Aşağıdaki videoda da daha önce bahsettiğim süper ötesi dans eden yağuşuklu delikanlıyı görebilirsiniz.

Night bus'a kalmamak için biraz acele ederek çıktık, gece yarısından önce binersek 10 dk bekleyeceğimiz otobüsü 1 saat daha beklememiz gerekiyordu. Biz yolumuzu düzgün düzgün bulurken Alice çorba olmuş kafasıyla trafik ters yönde aktığı için şehir merkezine gitmek isterken şehirden daha uzaklaşacağı otobüsümüze binmişti ki 2-3 durak sonra fark etti durumu. Kaldığı yerin neresi olduğunu bilemediğim için yardımcı da olamadık yön konusunda. İndiğinde saat çoktan 12 olmuştu ve tüm otobüsler bal kabağına dönmüştü bile. Öğrenci yurduna yürüyerek gitmiş o da. Şehrin ne kadar güvenli olduğunu anlayabiliyorsunuz değil mi? Halbuki ben de kızı darlayıp vardığında mutlaka haber ver diyorum...

12 Ekim 2025 Pazar

12 Ekim - National Museum of Scotland, Greyfriars Bobby, Greyfriars Kirk and Kirkyard, Stramash

12 Ekim 2025 Pazar 0

 Başlıktan da anlaşılacağı üzere, gezmenin dibini sıyırdığım bir gün oldu bu gün. İnanın ben bile bu kadar yürüyeceğimi, bu kadar aktif bir hafta sonu yaşayacağımı tahmin etmemiştim. 

Saat 10:00'da açılan müzeye 11:15 gibi vardım, itiraf ediyorum yanlış durakta indiğim için biraz yürümek zorunda kalmıştım. Daha bir haftalığız, olur öyle 😋 Müzemiz, başlıkta da belirttiğim gibi National Museum of Scotland. Ücretsiz, cillop gibi bir müze kendisi. İskoç antikaları, kültürü ve tarihiyle ilgili koleksiyonlara sahip müzede bilim ve teknoloji, doğa tarihi ve dünya kültürlerini kapsayan uluslararası koleksiyonlar bulunmakta. Hakkını vererek gezmen isterseniz rahat 5 saatinizi harcayacağınız bir büyüklükte. Tek bir mantıktan hareket etmeyen, tarih öncesi objelerden ilk otomobillere, kraliyet kıyafetlerinden savaş ekipmanlarına kadar geniş bir yelpazede eserleri buluşturuyor.

National Museum of Scotland

Sanat eserleri açısından asla NM of London veya Louvre değil elbette, İskoç tarihine daha ağırlık veriyor (haliyle) ancak tabi gidip aldığı, çaldığı, armağan edilen çokça eser ile her çağdan, her kıtadan eser bulmak mümkün.




Bu da ülkemizden...


Gerçekten fotoğraf çekmelere doyamadım. Allahtan koltuklar, sandalyeler var da yorgunluktan kendimi atıp dinlenerek bitirdim. Çünkü, eserlere bakmak için hızlı yürüyemiyorum. Hızlı yürüyemeyince de sırtımda çantam, içinde termosum, suyum, öğle yemeğim, atıştırmalıklarım derken çok ağır oluyor. (Derdimi s.....)



5 saat ile az demişim sanırım. Rahat 2-3 gün verilir buraya.


Yukarıdaki video da budist rahiplerin dua çemberi.


Milenyum saat kulesi. İnsanların acılarını ve başarılarını anmak amacıyla tasarlanmış.

İskoç Kraliçesi Mary'nin kıyafeti

 Aslında yüz kadar fotoğraf çektim ama haliyle hepsini buraya koyamam. İsterim ama yapamam 😓

Sonracığıma, müzeyi bitirdik sayalım hadi, ardından hemen karşısında bulunan Greyfriars Bobby'e gittim. İşte şimdi hikayesini anlatabilirim.

Bobby
Greyfriars Bobby, Skye Teriyer cinsi köpek. Ölen sahibi John Gray'i, iki yaşından 16 yaşında kendi ölümüne kadar mezarı başında beklemesiyle ünlenmiş, karşılıksız sevgi ve sonsuz sadakatiyle Edinburgh şehrinin simgesi haline gelmiştir. oy minnoşum benim. Burnuna dokunarak sevgi gösterisinde bulunan insanlar heykelin burnunun rengini açmış 😍

Bobbynin ve sahibinin de mezarının bulunduğu mezarlık heykelin karşı tarafına denk geliyor. 


Aslında en son defin 16. yüzyılda yapılmış ve zincirlikuyu mezarlığı gibi ünlülerin defnedildiği yer diyebilirim. HP evreni için de önemli bir mezarlık, çünkü;

Moodie'nin

McGonagall'ın

Tom Riddle’ın

isimlerine kaynak olan isimler burada defnedilmiş. Edinburgh HP için çok önemli ve kaynak bir mekan demiştim, hatırlarsanız..


O kadar eski ki, kimi mezar taşları yıkılmış, kimi kırılmış, çoğu yosun tutmuş ve kararmış. Bu görüntü kimilerine tüyler ürpertici gelse de, benim ilgimi çekiyor. Tabi anneme göre mezar taşı yazılarını okumamam gerekiyormuş, hafızamı etkilermiş.

İçim ısınsın diye adını yine gidilmesi gereken yerlerde gördüğüm Union of Genius'a doğru yürüyerek bir çorba içtim.

Mercimek çorbası

 Sahipleri Türk, çorbayı umamili tam Türk usulü yapıyorlar. Tek eksik bir dilim limondu aslında. Malzemesi oldukça bol ve yoğun bir çorbaydı. Biraz pahalı, 7 pound bayıldım. Ama iç titreten soğuk olduğu için verdiğim paraya bakamadım. Isındıktan sonra pahalıymış yauuuvv diyebildim.

Eve dönüp yemeğimi yiyip biraz uzanıp dinlendikten sonra aman sabahlar olmasın diyerek tekrar dışarı çıktım. Bu sefer Sultan eşlik etti bana. Önce The Three Sisters isimli puba gittik. İçeride oturacak yer olmadığı için biraz dışarıda oturduk ancak hava hem benim için hem de Sultan için buzzzz gibi olduğundan oradan kalktık. Sonunda görüp tanıştığım Hüseyinle Kaplan Language School öğrencileri arasında çok ünlü olan Stramash Pub'a gittik.


   Stramash, Old Town'da Cowgate streette yer alan, eski bir kiliseden puba dönüştürülmüş bir mekan. biz yapsak taşlanırız. Cehape camileri ağıra çevürdüüüğğğğ! güruhundan bolca insanımsı oluşumlar var çünkü. Kimlik kartı veya pasaport olmadan giremiyorsunuz. Ben 45 yaşımda olmama rağmen benden bile istediler. Çünkü genç gösteriyormuşum 😎

İçeriye girmeden arkadaşlarınızla mesajlaşınız, konuşunuz zira içeride asla internet çekmiyor. Bir de etraftan fazla iğrenmeseniz iyi olur çünkü bu milletin temizlik anlayışı pek bizimki gibi değil. Yerler, masalar ve tabureler daha öncesinde dökülmüş olan biralar nedeniyle biraz yapış yapış. Biraları çok çeşitli, bunun dışında bir çok alkollü/alkolsüz içeceğe de yer veriyorlar. Çıkan gruplar gayet güzel. Hele her çarşamba 21.00'de sahne alan ceilidh dans grubu var kiiiii, işte onlar sahne aldığında o sahne önünden duran masaların hepsi kaldırılıyor ve geniş bir dans alanı açılıyor. Onu da anlatacağım, relax 😏

İşte böyle rüya gibi bir günüm geçti.


 
◄Design by Pocket►