24 Ekim 2025 Cuma

24 Ekim - Evde Döner ve Meze Günü

24 Ekim 2025 Cuma 2

 Normalde yemek saatlerimiz her gün 18:00. Ama Cathy pazartesi ve perşembe günü spora gittiği için pazartesi günü yemeklerimiz 19:45'te oluyor. David cumartesi ve pazartesi arkadaşlarıyla buluşmaya gittiği için özellikle pazartesi günü yemeğimizi geç yiyoruz, çünkü Cathy eve gelip bizim yemeklerimizi yapıyor. Perşembe günü de yine geç geliyor ama o gün de David evde olunca yine aynı saatte yemeğimizi yiyoruz.

Tabi tembel David yemek yapmakla arada uğraşmak istemediği için bana çarşamba günü bir teklifle geldi, döner alsa evde Türk usulü döner yapabilir miymişim diye sordu. Bu İskoçlar, bizim dönerimizi ketçap ve mayonezle birlikte yiyorlarmış. Duyunca beynimden vurulmuşa döndüm tabi. Sen bir Türk usulü ye de gör demiştim. O da sağ olsun, bu fırsatı asla kaçırmak istememiş, hemen görmek ve tatmak istemiş ve teklif etmişti. Tamam, hazırlarım ama yoğurtla birlikte yiyeceksin dediğimde yüzünü buruşturmuştu.

Lütfen, dedim. Bir İskoç olarak Türk mutfağının yemeklerine burun kıvırmak senin yapabileceğin bir seviye iş değil. Ye ve gör...

Pideye en yakın ekmek burada naan. Naan, domates, biber, soğan, bolca soğan, salatalık, nar ekşisi (vardı çok şükür morrisons'ta), salça (burada domates püresi), yoğurt, sarımsak, bolca tereyağı almasını istedim. Naanları kare kare kesip tereyağında kavurdum. Domates püresini yağda eritip salçalı sos yaptım. 

Salatalıkla sarımsaklı kuru cacık, domates ve soğanla birlikte de çoban salata yaptım. Soğanları da yağda kavurduktan sonra salça ilave edip soğan salatası yaptım ama sumak yoktu maalesef. Yine domates püresini yağda kavurup ince ince domates, sarımsak ve biberle de ezme gibi bir şey yapmaya çalıştım ama çoğu malzemem eksikti. 

Ben bunları yaparken yanımdan ayrılmadı, nasıl yaptığımı izledi. Yağda kavurduğum naanları koyup üzerine domates sosu ile güzelce ıslattıktan sonra dönerleri koyup üstüne yine domates sosu döktüm.  Mezelerle birlikte nasıl yemesi gerektiğini gösterdim. Bizim iki arap Sultan ve Hüseyin zaten çoktan elleriyle girişmişlerdi dönere.

Yoğurda mesafe ile yaklaşan David ise baktığımda şu şekil yiyordu döneri:


 Günün sonunda Sultandan aldığım mesaj 😉



23 Ekim 2025 Perşembe

23 Ekim - Morrisons, Aldi, Lidl, Sainsburry

23 Ekim 2025 Perşembe 0

 Yabancı bir ülkeye gittiğinizde uzun da kalsanız, kısa da kalsanız en önemli sorulardan birisi de, ne yiyeceğim ve ne kadar ödeyeceğim sorunu oluyor. Hele de benim gibi kalış süreniz 4 ay ise en çok dikkat etmeniz gereken konu bence bu. 

Edinburgh pound para birimini kullandığı için, sandviç, mikrodalga yemeği, atıştırmalıklara dair etiketlerin üzerindeki fiyatlar 1-7 pound arasında gidip geliyor. Kısa süreli kalışlarda karşılanabilir bir miktar aslında. Ama tek rakamlı fiyatlar, TL'ye çevrildiğinde "hmmm" dedirtiyor. Kendi alış-veriş deneyimlerime dayanarak bir liste hazırladım.

Morrisons'un, Edinburgh’ta 10 adet mağazası var. Benim yaşadığım Moredun semtindeki Morrisons, evin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak büyüklükteydi. Kıyafet, taze et, fırın açısından son derece güzel ürünleri, müşterileri için sunduğu More Card ile alışveriş yaptığınızda puan toplama şansınız da var. Genelde geniş alana yayıldığı için dünya mutfaklarının ürünlerini de rahatça bulabiliyordum. Özellikle yemek için combo menüleri vardı, sandviç, meyve veya snack, içecek üçlüsünü 7 pounda alabileceğiniz seçenekleri sunuyor. Alkollü içecek açısından da en geniş yelpazeyi yine Morrisons'ta bulmuştum. Fırın kısmında sıcak yemek de çıkıyor. Türkiye'deki Migros ayarında bir mağaza diyebilirim.



Aldi ve Lidl: Evin hemen yanında Aldi bulunduğundan en çok alış-verişi buradan yaptım diyebilirim. Türkiye'deki BİM-A101 ayarında iki yer burası. Aslında Aldi daha çok file market gibi, aynı zamanda kendi ürünlerine de bolca yer veriyor ve bu da hayli ucuz olmasına yol açıyor. Lidl ise çok daha ucuz ve raf sistemi aynı A101 gibi, yani raf yok, ürünler geniş yelpazede değil ve genelde bir yere kümelenmiş biçimde. Taze meyve ve sebze açısından Aldi daha çok tercih edilebilir kalmıştı. Aldi'nin hazır sandviçleri Morrisons'a göre daha az genişlikte ancak kendiniz malzemeleri birleştirmek isterseniz yeterli ürün kapasitesine sahip. Ben Lidl'e girdikten 5 dakika sonra beğenmeyerek çıktığım için A101 diyorum buraya.


Sainsburry: Sadece sandviç açısından değerlendirebilirim seni, çünkü İngiltere sıralamasında gayet pahalı bir konumda olan Sainsburry’nin sandviçlerinin boyu kolum, ağırlığı kafam kadar.




Ben genelde yolluk alacaksam Sainsburry'i, evde sandviç yapacaksam Aldi'yi, kendimi ödüllendireceksem Morrisons'u tercih ediyorum.



22 Ekim 2025 Çarşamba

22 Ekim - Royal Banks of Scotland , St. Mary's Catholic Cathedral

22 Ekim 2025 Çarşamba 0

 Ders bitiminde hani bahsettiğim bi Alman arkadaşım vardı ya, kursun ilk haftası birbirimize sığınmıştık, onunla vakit geçirdim. Kursun farklı programları var. Sadece derslerini alabiliyorsun, bunun yanında seçmeli programları da var, iş ingilizcesi, konuşma kulübü gibi. Onun da aldığı iş ingilizcesi dersi başlayana kadar birlikte vakit geçirelim dedik. Kursun hemen karşısındaki St. Andrew Square Garden içinde Costa Coffee var, gidip birer kahve ile birlikte sandviçlerimizi kemirirken sohbet ettik. 15 yaşında bir oğlu olduğunu, babasından ayrıldıktan sonra oğlunun babası ile birlikte yaşamayı seçtiğini, kendisini asla görmek istemediğini, bu yüzden noel, paskalya gibi dini bayramların gelişini hiç istemediğini, oğluyla geçen güzel bayramları hatırlamanın artık ona acı verdiğini anlattı bana. Böööyle kaldım açıkçası. Bir Alman nasıl teselli edilir, bir Alman anne nasıl teselli edilir soruları kafamda uçtu durdu. Teselliyi bir de ingilizce yapmaya çalışmak da üfff, al sana Bermuda şeytan üçgeni!

Şimdiiii dedim içimden, bunlar duygularını göstermez. Ok. Türk gibi aşırı duygusal olup "boyu devrilesice herif, kırkından sonra azanı teneşir paklar, o kaynanan yok mu o kaynanan!" diyemem dedim. Sade ol, dürüst ol. Derin nefes al ve...

"Kat, I'm absolutely sure that, even if you don't feel it right now, you're a good mother. Leave a small light of hope for your future. Sometimes love needs distance before it can find closeness again 💔" 

Tabi bunları dedikten sonra gözlerimde seni anlıyorum bakışı olması gerekirken "eneeee, kız, tek seferde takılmadan söyledim ben" gururu varken, iki salise içinde duygularımı içime gömdüm...

O derin mevzuların ardından, hadi azcık yürüyelim dedi. İyi ki dedi.

Kursun karşı kaldırımında Royal Banks of Scotland varmış, ben de Kat'den öğrendim. Hizmet verdiği bina, "Dundas House" olarak geçiyor. Bahsi geçen evin konumu hatırlayacağınız (umarım) üzere "New Town" kısmında. Yani neydi burası? Zenginlerin ikametgahı. Nasıl bir zenginlik? İşte bele:


Daha bu ne ki? Az bekleyin:


Yetmez ama evet:



Binanın çatısında iki figür var, aslan (İngiltere), Tek boynuzlu at (İskoçya) eskiden savaş halinde olan iki ülkenin uyumlu birliğini temsil ediyormuş.

Orada gezmeyi bitirince yürüyerek St. James Quarter'ın yanında yer alan St. Mary's Catholic Cathedral'e geldik. 


Kat buraya fazla zaman ayıramadı çünkü dersi başlıyordu. Ben biraz kalmak istedim ve vedalaştık. Etrafı inceledim, oturup milleti izledim. Aaa sonra bir baktım ki, cemaat toplanmaya başlıyor, birlikte dua edecekler, hadi ben de katılıp dinleyeyim dedim. Hint asıllı bir rahip tarafından yönetildi, incilden pasajlar hep birlikte ye da sadece rahip tarafından okundu, oturdular, ayağa kalktılar, öndeki sandalyenin alt kısmında minik dizlikler var, oraya dizlerinizi koyuyormuşsunuz, o şekilde çömelerek dua ettiler. Ben de onlara katıldım, dualarına dair tek bildiğim kelime "amen" olduğu için sadece o kısma eşlik edebildim. Duaların sonunda şarap ve ekmek çıktı. Oldu dedim, bana ayrılan sürenin sonuna geldik, katolikliğe şu kadarcık kala direkten döndüm diyebilirim 🤶


21 Ekim 2025 Salı

21 Ekim - Surgeons' Hall Museum, Poundsavers

21 Ekim 2025 Salı 0

 😂 Ay ben naptım biliyor musun? 😂Ders bitti tamam mı, yürüyerek PSG (hayır oranın fotosu yok valla bu sefer) üzerindeki duraklara geldim, amacım Nicholson Caddesi üzerindeki Surgeons' Hall Museuma gitmek için otobüse binmek. Caddede yürürken sokak sanatçılarına denk geldim ve video çekmek istedim:


Nasıl? Güzel çekmişim di mi? Telefon da, ben de 3 takla attık galiba. Allahtan ona bişey olmadı, bana olması hiç önemli değil.


Geleli iki hafta oldu ve ben iki haftada binaların güzelliğine aval aval bakarken 3 kere ciddi biçimde düştüm. Burası çok güzel derken bir bildiğimiz vardı elbette. Ayaklarımı yerden kesecek kadar güzel burası. Lafın gelişi değil, gerçekten! 

Ağzımı, yüzümü toparlayıp otobüse bindim ve Surgeons' Hall Museuma gittim. Burası ücretli girişi olan bir müze, 9,5 pound giriş ücreti var. Buraya veririm bu parayı kesinlikle, tamamen pataloji örneklerinin yer aldığı, kökeni 1505 yılında temelleri atılan Edinburgh Kraliyet Cerrahlar Koleji'ne dayanan, başlangıçta tıp fakültesi öğrencileri için oluşturulan, zamanla müze haline getirilen yağlı boyalardan (anatomi atlası niyetine), o zamanki ders kitaplarına, kemik hastalıkları ve kafatası anormalliklerinden diş hekimliği uygulamalarıyla ilgili numune, alet ve resim koleksiyonuna, pataloji örneklerinden fetal gelişime dair i-na-nıl-maz bir koleksiyondan oluşuyor.


Amaaaa, en kötü tarafı fotoğraf çekilmesi yasak ve ben kurallara uyan bir insan evladıyım. Zaten çeksem bile koyamazdım zira bir tane iç kaldırmayan foto olmazdı. Ben de internetten arakladıklarımı koyuyorum.





Bunlar en normalleri desem  😁

Burası da bahçesi:


Efem, şimdi burada kozmetik ve kişisel bakım için iki güzel mağaza var, Boots ve Superdrug. Bu ikisinin fiyatı bizdeki Watsons ve Gratis gibi, pound TL çevrimi de aşağı yukarı aynı. Ama benim gibi ücretsiz izinle geldiyseniz, başak burcu bir insansanız, banka hesabınıza baktığınızda paralarınızın uçup gitmesini istemiyorsanız (yani pinti iseniz, ya da kibarcası tutumlu) alternatif mağazaları arayışa geçersiniz. Ben de öyle yaptım. Poundsavers isminde bir yer var burada, zamanın 1 milyoncusu gibi. daha ucuza daha büyük ama adı duyulmamış binlerce çeşit ürün var. Biraz da oraya bakayım dedim, ama bişey bulamadım açıkçası 😂

Belki siz bulursunuz?  

20 Ekim 2025 Pazartesi

20 Ekim - Stockbridge Market, Circus Lane

20 Ekim 2025 Pazartesi 0

 Bugün burada inanılmaz rüzgar var. Bere takmama rağmen örgülerin içinden geçecek kadar işini iyi yapıyor rüzgar. 

Hava durumunu da verdiysek sırada bugün yaptıklarım: Pazar günü Stockbridge semtinde köylü pazarı kuruluyor. Bildiğimiz pazar mantığında ama çok daha küçük ve çeşitli sıcak yiyecekler, sanat eserleri, el sanatları, ekmek, kek, et, balık, sebze, meyve, peynir, şarküteri, tatlılar, çaylar, kahve, zeytinler, salatalar, reçeller, makarnalar, hazır yemekler ve daha birçok lezzet yer alıyor. Aynı pazar, Grassmarket'te ve Leith'te cumartesileri kuruluyor.



Benim fikrim, gezin ama almayın. Çünkü pahalı. 


Ama bunu Edinburgh yerel pazarından senin için aldım demek istiyorsanız, ben ne karışabilirim ki?

Burada övülen bir de İspanyolların Paella'sı vardı. İspanyolların elinden yiyeyim madem diyerek geldim bugün buraya.


Vegan 9, tavuk 10, deniz mahsullü 12 pounddu ve ben iflah olmaz bir fakir olduğum için veganı tercih ettim.

Vegan Paella. Aşırdım yine

Arkadaşlar, size değil, kendime söylüyorum. Lütfen yanlış anlamayın. Kızım bak. Sen bir Türk'sün. Dünyanın en güzel mutfağına sahip bir ülkeden geliyorsun. Elin palella, paella diye inim inim inlediği şey senin sebzeli bulgur pilavına eş. Ha tek farkı, yanına çeyrek dilim limon ve aioli sos olması. O da var elimizde zaten, sarımsaklı mayonez. Fantazi arama kızım!!

Artık almış bulunduk ve ilk kaşıktan sonra tepkim de "la bu zebzeli bulgur ya la!" oldu en kibar İç Anadolulu halimle. İlk defa aradığımı bulamadığım bir yer oldu Stockbridge Market. Ama semt güzel, ona bişey diyemem.

İşim bitti hemen, zaten de acaip rüzgar var, yönümü oraya yakın olan Circus Lane'e çevirdim. Şöyle söyleyebilirim, bazı yerlerin güzelliğini fotoğraflar anlatamıyor.


 Tüm evlerin yüksekliği aynı, sıralı ve camlarının önleri çiçeklerle süslü, kapılar rengarenk.


Hepi topu 15-20 dakika harcanır burada, çünkü küçücük bir sokak. Ancak fotoğraf çekmek için saatlerce kalabilirsiniz. Ah, bir de gerçekten ünlü bir yer olduğundan sessiz saatleri sabah erkenden olacak. Ben pazar günü 15:00 gibi gittiğim için insansız anları yakalamam baya zor olmuştu. 

Eğer yolunuz düşerse Dean Village'e yakın bir yer, iki güzelliği bir arada görebilirsiniz.


Burayı gezerken keşke birisi pencere açsa da evin içini görsem diye düşünüp durmuştum. Cidden buralarda kimler yaşıyor, hangi sevgili kul, bilmiyorum.



Şu güzelliğe bakar mısınız??

Bir de, buraya yakın bir cafe var, Lannan Bakery diye. İnanılmaz ehli keyf bir yer. Sabahın erken saatlerinde önünde kuyruk oluşuyor, bitti mi yenisi gelmiyor, biterse erkenden kapatıyor. Benim yolum düşmedi, sizin düşerse tatlılarını çok sevmişler, benim yerime de yiyin.

TripAdvisordan arakladım bunu da

Artık soğuktan burnum düşmeden eve dönmem gerekiyordu. Stockbridge semtini illa ki tavaf ettikten sonra döndüm sıcacık yuvama.


 
◄Design by Pocket►