Oooozzz!
Oz -
Yazı seni şaşırtmasın, dizi kritiği yok böbüşüm.
"In Emerald City we got rules, got a lot more rules than anywhere else in Oz. Your cell is your home, keep it clean, spotless. You are to exercise regularly, attend classes, go to drug and alcohol counseling. You are to work in one of the prison factories. You are to follow the routine. We tell you when to sleep, when to eat, when to piss. There is no yelling, no fighting, no fucking. Follow the rules, learn self discipline, because if you had any self discipline, any control over yourselves at all, you wouldn't be sitting here now. Questions?"
Oraya düşen suçlulara gardiyan na bu yukarıdaki açıklamayı yapardı: "Emerald şehrinde Oz'un diğer yerlerinden çok daha fazla kuralımız vardır. (Burada Şair, Oz ülkesindeki şehre atıfta bulunuyor.) Hücreleriniz evinizdir, tertemiz tutun. Düzenli olarak egzersiz yapacak, sınıflara katılacak, uyuşturucu ve alkol terapilerine katılacaksınız. Hapishane fabrikalarından birinde çalışacaksınız. Rutini takip edeceksiniz. Ne zaman uyuyacağını, ne zaman yiyeceğini, ne zaman işeyeceğini biz söyleriz. Bağırmak, kavga etmek, işi pişirmek (hişşşş!) yasak. Kuralları takip et, kendini disipline et, çünkü, yapmadığın için buradasın. Sorusu olan?"
Eee, BlahBlah bu kadar uzun girişten sonra konuyu nereye bağlayacaksın, çok merak ediyorum. Şuraya bağlicim, 7,5 aylık doğan BlahBlah:
Çalıştığım yerde -bu aralar- belirli saatlerde internet yok.
Belirli saatlerde elektrik yok.
Belirli saatlerde de su yok.
Yani ne zaman eğleneceğimizi, ne zaman çalışmayacağımızı, ne zaman tuvalete gidemeyeceğimizi, zaten ara belli olduğu için ne zaman yemek yiyeceğimizi belirlemişler. Zati hücrelerimiz de var. Konuyu iyi bağladım mı bilemiyorum. Noktayı burada koyuyorum. Bak, koydum.
.
